Şengal Katliamı’na ‘beyaz’ tepki

Şengal Katliamı’na ‘beyaz’ tepki
HABER MERKEZİ – Şengal Katliamı’nda yaşamını yitiren Êzidîler anıldı. Her yerde saat 11.00’de saygı duruşu yapıldı, Kürt TV’leri bir dakikalık ekran karartı, kadınlar beyaz elbiseleriyle katliama tepki gösterdi. HDP, katliamdan kurtulan Êzidîlerin geri dönüşünün sağlanmasını istedi.
DAİŞ’in 3 Ağustos 2014 yılında yaptığı Şengal Katliamı’nın yıldönümü dolayısıyla birçok il ve ilçede farklı eylem ve etkinlikler düzenlendi. Katliamın kınandığı eylemlerde, yaşamını yitiren Êzidîler anıldı. Her yerde saat 11.00’i gösterdiğinde saygı duruşunda bulunulurken, Kürt TV’leri ise bir dakikalık ekran karartı. Diyarbakır ve Dersim’de beyaz kıyafetler giyerek, Şengal Katliamı’na tepki gösteren kadınlar, 3 Ağustos tarihinin “Kadın Kırımına Karşı Mücadele Günü” olarak kabul edilmesini istedi.
KÜRT TV’LER EKRAN KARARTI 
Şengal Katliamı’nın 5’inci yıldönümü dolaysıyla Kürt televizyon kanalları olan Medya Haber, Sterk, Çira, Ronahî ve Aryen, Êzidîlere yönelik soykırım saldırıları sırasında hayatını kaybeden ve kaçırılanlar anısına saat 11.00’de bir dakika boyunca ekranlarını karartı.
DİYARBAKIR
Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu üyeleri ve HDP’li kadınlar, Şengal katliamının yıl dönümü nedeniyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya, platform üyelerinin yanı sıra DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP milletvekilleri ve çok sayıda kadın katıldı. Beyaz elbise giyen kadınların, siyah kurdeleler taktığı görüldü. Açıklamanın Kürtçesini HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, Türkçesini ise platform üyesi avukat Cemile Turhallı Balsak okudu.
Av. Balsak, 3 Ağustos 2014 te bütün dünyanın canlı tanıklığında gerçekleşen bir soykırımı, 73. ferman olarak yaşayan Êzidîlerin, 21’inci yüzyılın en korkunç vahşetine maruz kaldığını belirterek, “Êzidî halkının birçoğunun öldürülüp toplu mezarlara gömülmesi, binlerce kadın ve çocuğun radikal cihadist çete örgütü IŞİD tarafından kaçırılması, köle pazarlarında satılması,  din değiştirmeye zorlanmaları, sistematik bir istismar ve işkenceye maruz kalmaları, 3 bine yakın kadının halen alıkonmuş olması bu trajedinin vehametini de daha da artırdı” şeklinde konuştu.
SUÇLARIN CEZASIZ KALMASI
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonuna bağlı araştırma komisyonu tarafından Êzidîlerin soykırıma uğradığı rapor edilmesine rağmen, BM Güvenlik Konseyi nezdinde bir girişimde bulunulmadığını hatırlatan Balsak, “Oysaki ki dünya bir insanlık trajedisine canlı bir şekilde tanıklık etmiş, ele geçen bilgi ve belgeler ve anlatımlar bu vahşetin boyutunu tüm verileriyle ortaya koymuştur. Dünyanın en büyük topluluğu olarak kabul edilen Birleşmiş Milletler ve ona bağlı Güvenlik Konseyi’nin bu noktada kendi komisyonları nezdinde hazırlanmış raporlar olmasına rağmen bir açıklama yapılmamış olması düşündürücüdür”  dedi.
BM’nin bu katliamı tanıması ve adaletin sağlanması için de uluslararası ceza mahkemesinin kurulması gerektiğini dile getiren Balsak, “Êzidî halkının tüm haklarını garanti altına alınması uluslar arası hukuk çerçevesinde Êzidî halkının kendi kaderini tayin etme ve statüye kavuşturulması hakkı, Êzidî halkının yeni katliamlara karşı korunması açısından hayati öneme sahiptir. Bugün bu suçların cezasız kalması bu yapılar ile işbirliği içinde olan devletlere ve oluşumlara cesaret vermekte ve halkları yeni suçların hedefi haline getirdi” diye belirtti.
‘KADIN KIRIMINA KARŞI MÜCADELE GÜNÜ’
3 Ağustos tarihinin “Kadın Kırımına Karşı Mücadele Günü” olarak kabul edilmesi çağrısını yenileyen Balsak, “Bu çağrımızın dünyanın farklı bölgelerinde karşılık bulmuş olması ve özellikle de Êzidî Kadın Federasyonunca 3 Ağustos’un ‘Feminiside karşı eylem günü’  olarak ilan edilmesine ilişkin yapılan açıklama önemlidir.  Avrupa’dan Kanada’ya, Avustralya’dan Afrika ülkelerine, Türkiye’den Irak’a kadar dünyanın birçok ülkesinde kadın hareketleri yapılan bu çağrıyı sahiplenmiş, aynı gün aynı dakika tek yürek olarak barbarlığa, vahşete, kıyıma karşı ortak mücadele kararlılığı sergilemişlerdir. Bugünde bu kararlılık devam etmektedir” dedi.
Açıklama çekilen zılgıt ve alkışlarla son buldu.
DERSİM 
Dersim’de HDP Kadın Meclisi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. HDP il binasında gerçekleştirilen açıklamayı okuyan HDP Kadın Meclisi üyesi Nurgül Yalay, yaşanan katliamı hatırlatarak, “3 Ağustos kadın kırımı ve soykırıma karşı uluslararası eylem günü ilan edilene kadar ‘kadın soykırımı durduracağız, yaşamı özgürleştireceğiz’ şiarı ile haykıracağız. Bu yılda tüm dünya kadınları olarak 1 dakika sesiz olmaya, Êzidîlerin sembolü olan beyaz giyinmeye, siyah kurdele takarak soykırıma karşı mücadele sözümüzü yineliyoruz” dedi.
ŞIRNAK 
Tevgera Jinên Azad (TJA), Şırnak’ın İdil ilçesinde katledilen Êzidîler için basın açıklaması yaptı. HDP İlçe Örgütü binası önünde yapılan açıklamaya, kadınlar Botan bölgesinde özgü olan ve barışı simgelediği belirtilen beyaz renkli yöresel kıyafetleriyle katıldı. HDP Kadın Meclisi’nden Medya Hezer, Êzidîlere dönük saldırıların aynı zamanda kadın kırımı olduğuna dikkati çekti. Hezer, halkların varlık, inanç ve özgürlüklerinin, “öz irade, öz yönetim ve öz savunma” ile güvence altına alınabileceğine vurgu yaptı.
Açıklama sonrası saldırılarda hayatını kaybeden Êzidîler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunularak, “Jin, jiyan, azadî” sloganı atıldı.
ADANA
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana İl Kadın Meclisi, DAİŞ’in Şengal saldırısının 5’inci yıldönümünde katledilen Êzidîleri andı. HDP il binasında yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katılırken, anma saygı duruşuyla başladı. Êzidî kadınlarının vahşete maruz kaldığını söyleyen HDP Adana İl Kadın Meclisi Üyesi Berivan Gökalp, katliamın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen dünya kamuoyunun sessiz kaldığını söyledi. Gökalp, kadınlar olarak mücadelelerini yükselteceklerini ve 3 Ağustos’un “Kadın Kırımı ve Soykırımı’na Karşı Uluslararası Eylem Günü” ilan edilmesini istedi. Gökalp, “Kadın soykırımını durduracağız, yaşamı özgürleştireceğiz şiarıyla haykıracağız” dedi.
İZMİR
İzmir’de kadınlar, DAİŞ’in Şengal saldırısının 5’inci yıldönümünde katledilen Êzidîleri andı. Konak ilçesinde bulunan Vapur İskelesi önünden düzenlenen açıklamada, “Kadın yaşam özgürlük”, “Êzidî kadınların direnişi direnişimizdir” ve “Yaşasın kadın dayanışması” dövizleri taşındı. Kadınlar adına Kadınlar Birlikte Güçlü Platform üyesi Çiçek Aktaş yaptı.  Açıklama öncesi kadınlar saat 11.00’de yaşamını yitiren Êzidî kadınlar için bir dakikalık sessizlik duruşu yaptı.
“Adaletin olmadığı yerde barış da olmaz” diyen Aktaş, 3 Ağustos 2014 tarihinde bütün dünyanın canlı tanıklığında gerçekleşen bir soykırımı olduğunu söyledi. Ezidîlerin 21’inci yüzyılın en korkunç vahşetine maruz kaldığını belirten Aktaş, Ortadoğu’da DAİŞ’in insanlık için büyük bir tehdit oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Aktaş, “Soykırımın asıl odağında kadınların olduğunu yalnızca Şengal’de değil, Zilan, Dersim, Enfal ve Suruç katliamları göstermiştir. Bu nedenle 3 Ağustos tarihinin ‘Kadın Kırımına Karşı Mücadele Günü’ olarak kabul edilmesi çağrımızı yeniliyoruz. Biz kadınlar diyoruz ki, bu çete yapılanmasının elinde tek bir kadın kalana kadar hiçbirimiz özgür değiliz. Biz kadınlar diyoruz ki; soykırım ve kadın kırımı bir insanlık suçudur. Suçlular hesap verene kadar adalet arayışımız son bulmayacaktır” dedi.
URFA 
HDP Urfa İl Binasında TJA’lı kadınlar tarafından düzenlenen basın toplantısına Milletvekili Ayşe Sürücü, Barış Anneleri yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Yaklaşık 3 bine yakın Êzidî kadının kayıp olduğuna dikkat çekilen toplantı hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Açıklama esnasında sık sık Jin Jiyan Azadi sloganı atıldı. Toplantıda konuşan Sürücü, saldırının üzerinde geçen 5 yıllık süre zarfında hala acıların yaşandığını belirterek, saldırıyı yapan DAİŞ ve onun destekçilerinin yargılanması gerektiğini ifade etti.
Şengal halkının ve kadınların tarih boyunca büyük katliam ve saldırılara maruz kaldığına dikkati çeken Sürücü, “Şengal halkının saldırılara yüz yüze kalmaması için statü sahibi olmalı ve Birleşmiş Milletler tarafından çözüme kavuşturulmalı ve garantiye alınmalıdır. Katliamların yaşandığı yerde şimdilerde kadınların zaferi hakimdir. Esir olan bir kadın dahi kalsa bile biz kadınlar özgür olamayız. 3 ağustosun kadın mücadele ve işgale karşı durma günü olarak kabul edilmesi gerekir” dedi.
BARIŞ: GERİ DÖNÜŞLER SAĞLANSIN 
Êzidî Soykırımı’na ilişkin açıklama yapan HDP Basın Yayın ve Propagandadan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış, soykırımdan kurtulanların geri dönüşünün sağlanmasını istedi.
Barış, “3 Ağustos 2014’te bu kadim toprakların karanlık geçmişine yeni bir kara sayfa eklendi; bölge ülkeleri ve emperyalist ülkeler tarafından himaye edilen IŞİD’e bağlı çeteler, Şengal’de aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da olduğu 5 binden fazla Êzidî Kürdü katletti. Binlercesini rehin aldı, yüzbinlerce Êzidî Kürdü kadim topraklarını terk etmeye zorladı. Yaşanan katliamdan sonra binlerce kadın kaçırıldı, pazarlarda satıldı, köleleştirildi” dedi.
Barış, yaptığı açıklamada şöyle dedi: “IŞİD tarafından gerçekleştirilen bu barbarca saldırı, büyük bir insani maliyet, vicdani tahribat ve büyük bir yıkım ve nüfus hareketi ve yer değiştirme ile neticelendi. Bu dönem, Êzidîlerin katliamlar ve fermanlarla yazılmış tarihinde ve kolektif belleğinde yeni bir kara sayfa, 73. Ferman olarak yer aldı. Mezopotamya’da kadim ve meskun bir topluluk olan Êzidîler, tarih boyunca bölgeyi işgal eden güçler tarafından baskılara maruz kalarak, katliamlara uğratıldılar. Katliam ve ferman silsilesine karşın, Êzidîler direnerek kendi inançlarını, kültürlerini, varlıklarını korudular.
3 Ağustos 2014’te Êzidîlere yönelik gerçekleştirilen ve binlerce insanın katledilmesi, yüz binlercesinin yerini yurdunu terk etmesi ile sonuçlanan katliam, Avrupa Parlamentosu tarafından ‘Êzidî Soykırımı’ olarak tanındı. Uluslararası kurumların hazırladıkları raporlarda ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisine alınan bu katliam, Türkiye’de siyasi iktidar tarafından resmi olarak kınanmadı. Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Araştırma Komisyonu, BM Güvenlik Konseyi’ne ‘katliamı soykırım olarak kabul edin’ çağrısında bulundu. Soykırımdan sonra Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Êzidîler ise Türkiye’de baskı ve ayrımcılığa maruz kaldılar. Belediyelerin desteğiyle açılan kamplar kapatıldı, Êzidîler yeniden göçe maruz bırakıldılar.
3 Ağustos 2014’teki saldırıların üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen Şengal’deki Êzidî halkının yaraları henüz sarılmadı. Êzidîler yaşadıkları kadim topraklardan bugün de sürülmek istenmekte, bölge Êzidîsizleştirilmeye/Kürtsüzleştirilmeye devam edilmektedir. Bugün de benzer şekilde Êzidîler katliam tehlikesiyle karşı karşıya. IŞİD’in yarım bıraktığı fermanı tamamlamaya, bölgeyi işgal etmeye dönük düşmanca politikalar bugün de bölge devletleri tarafından icra edilmektedir. Êzidî Kürtlerin varlığına yönelik bu tehditlere karşı uluslararası toplumun üzerine düşen sorumlulukları yerine getirme gerekir. Şengal’in Êzidîsizleştirilmesi, bu kadim toprakların kadim halkına karşı saldırılara müsaade edilemez. Şengal’de insani yaşam koşullarının oluşturulması, yerinden-yurdundan kaçmak zorunda bırakılmış Şengalli Êzidîlerin geri dönüş imkânlarının yaratılması ve güvenlik endişelerinin giderilmesi gerekir.
3 Ağustos Şengal Katliamı’nın 5’inci yıldönümünde tarihleri boyunca baskı, zulüm ve soykırım uygulamalarına maruz kalan Êzidî Kürtlerin yanında olduğumuzu belirtiyoruz. IŞİD tarafından hunharca katledilen Êzidîleri saygı ile anıyoruz. Soykırımlara, katliamlara ve insanlık dışı uygulamalara karşı bütün insanlığı mücadele etmeye çağırıyoruz.”
UCA: TÜRKİYE SOYKIRIMI TANISIN 
HDP’nin Êzidî milletvekili Feleknas Uca da, katliama ilişkin açıklama yaptı. Uca, Şengal’de, 3 Ağustos 2014’te DAİŞ çeteleri tarafından gerçekleştirilen soykırımın 5’inci yılına girdiğini hatırlattı. Soykırımdan canlarını kurtarmaya çalışan 150 binden fazla Êzidînin Şengal Dağı’na kilometrelerce yolu yürüyerek sığındığı, sıcak, açlık ve susuzluktan sağ kurtulabilen 33 bin insanın Diyarbakır, Urfa, Şırnak, Siirt, Mardin ve Batman’a göç ettiğini hatırlatan Uca, “73. Ferman burada bitmemiş, binlerce Êzidî, Avrupa yollarına düşmüş, kimisi öldürülmüş, kimisi sularda boğulmuş, cenazeleri dahi bulunamamıştır. Bugün halen IŞİD’in elinde 3 bin esir bulunmaktadır. Türkiye topraklarında kalanlar ise yaşamlarını belediyelerimizin sağladığı olanaklarla idame ettirmeye çalışmıştır. Ancak ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalan Êzidîler Türkiye’de barındıkları süre boyunca göçmen statüsüne sahip olmadıklarından dolayı sağlık hizmetlerinin tamamından yoksun kalmışlardır. Diğer sığınmacılarla aynı statüye sahip olmaları için tarafımızca defalarca çağrılar yapılmasına karşın bu çağrılar sonuçsuz kalmış, Êzidîler çifte standardın kurbanı olmuşlardır” dedi.
Katliamın tanınmasına yönelik verdikleri kanun teklifine yanıt verilmediği, daha sonra teklife dair verdikleri hiçbir yazıya dönülmediği, katliam karşısında tüm dünya gibi Türkiye devletinin de kör, dilsiz ve sağır kaldığını ifade eden Uca, açıklamasında şunları dile getirdi: “Tüm dünyanın sadece izlemekle kaldığı bu büyük yıkıma, yaşanan bunca acıya rağmen Şengal’i mağduriyet üzerinden konuşmak yanlış. Yaralarını sarmaya ve Şengal’i yeniden inşa etmeye çalışan Êzidîler yaşadıkları bu soykırıma rağmen başını asla eğmemiştir. Bugün Şengalliler bir yandan çadırlarda yaşarken bir yandan kendilerini savunma gayreti gösteriyor. Şengal halkı, Şengal’i yeniden inşa ediyor. Kadın meclisleri, gençlik meclislerini kuran Şengalliler bir daha aynı katliama maruz kalmamak için statü ve öz savunma güçlerini oluşturuyor. Başları dik bir şekilde yeni yaşamı kuran bu direngen halkın yaralarını sarmak, katliamı tanımak ve Êzidî halkının talepleri doğrultusunda çalışma gerçekleştirip, bu halkın mücadelesine destek vermek hepimizin ortak görevidir. Kadim Êzidî toplumunun kutsal topraklarını barındıran ülkelerden biri olarak Türkiye de Şengal’de yaşananları soykırım olarak tanımalı, Êzidî halkının maruz kaldığı, katliam, etnik temizlik, tehcir sebebiyle 3 Ağustos gününü Êzidî Soykırım Günü olarak kabul etmelidir. Şengal’de yaşanan katliamı asla unutmayacağız, Şengal’i unutmak Kürt halkının yaşadığı acıları unutmak, görmezden gelmektir. Şengal’in kadınlarını, çocuklarını unutmak tarihi inkâr etmektir.”
İSTANBUL’DA ANMAYA ENGEL 
Katliamda geçirilen Ezidîleri Taksim Tünel Meydanı’nda anmak isteyen HDP İstanbul Kadın Meclisi’nin eylemi polis tarafından engellendi. Aralarında HDP milletvekillerinin de bulunduğu çok sayıda kadın Tünel Meydanı’nda bir araya geldi. Kaymakamlığın “eylem yasak yasak” kararını ileri süren polis, açıklamaya izin vermedi. Kadınlar ise, anayasal hakları olan basın açıklamasının engellenemeyeceğini belirterek tepki gösterdi. Bir süre devam eden tartışmaların ardından kadınlar Şişhane Metro çıkışına doğru yürüdü.
Burada tekrar polis engeliyle karşılaşan kadınlar, yeniden ablukaya alındı. Genel Bilgi Taraması’ndan (GBT) geçirilen kadınlar daha sonra HDP İl Örgütü’ne giderek açıklama yaptı.
Basın açıklamasını Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu adına Hatice İpek yaptı. 3 Ağustos 2014’te bütün dünyanın canlı tanıklığında gerçekleşen bir soykırımı 73’üncü ferman olarak yaşayan Êzidîlerin, 21’inci yüzyılın en korkunç vahşetine maruz kaldıklarını hatırlatan İpek, “Kurtuluşu deniz aşırı ülkelere gitmek olarak düşünmeleri, onları insan tacirleri ve insan kaçakçılarının hedefi haline getirdi.  Yaptıkları bu ölüm yolculuklarında binlercesi ölüme terkedilmiş, ulaştıkları yerlerde de en asgari düzeydeki insan hakları bile görmezden gelinerek soykırımın yeni ve güncel etkileri sürdürülmüştür” dedi.
‘HESABI SORULMAMIŞ KIYIMLAR YENİLERİNİN HABERCİSİDİR’
Tarihin karanlık sayfalarına geçen 3 Ağustos’un “Kadın kırımı ve Soykırıma karşı Uluslararası Eylem Günü” olarak kabul edilene kadar mücadelelerini alanlarda, uluslararası mecralarda, ulus üstü yargı mekanizmaları nezdinde sürdüreceklerinin vurgulayan İpek, “Unutulmasın ki, hesabı sorulmamış kıyımlar, yenilerinin habercisidir” dedi. İpek, her yerde kadın dayanışmasıyla mücadelelerini yükselteceklerini dile getirdi.
PAK: ŞENGAL KATLİAMI KÜRTLERİN DERİN YARASIDIR 
Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), DAİŞ tarafından 3 Ağustos 2014’te Şengal’de gerçekleştirilen katliamın 5’inci yıldönümüne dair açıklama yaptı. Şengal ve çevresine gerçekleştirilen saldırılarda binlerce sivilin katledildiğini belirten PAK, Êzidî kadın ve çocukların da esir alındığını aktardı. Saldırıların ardından Êzidîlerin yurtlarını bırakıp terk etmek zorunda kaldıklarını vurgulayan PAK, “Şengal Katliamı  tüm Kürt ve Kürdistan’ın derin yarasıdır” dedi.
Yaraların kapanmasını sağlamak amaçlı Federal Kürdistan Hükümeti ve Parlamentosu’nun bu yönde adımlar atmaları gerektiğine dikkat çekilen PAK açıklamasında, “Federal Kürdistan Hükümeti ve Parlamentosu Êzidî kadın ve erkek kardeşlerimizin yaralarını sarmak için özel bir programı önlerine koymalı ve yerine getirmelidir” denildi.
VAN
HDP Kadın Meclisi ve TJA, merkeze bağlı Şafak Mahallesi’nde bir araya gelerek, beyaz tülbentlerle katliamda yaşamını yitirenleri andı. Kadınlar adına açıklamayı TJA Aktivisti Gulê Komi okudu.
‘SOYKIRIMIN GÜNCEL ETKİLERİ SÜRDÜRÜLMÜŞTÜR’
Komi, 3 Ağustos 2014 yılında bütün dünyanın canlı tanıklığında gerçekleşen soykırımı, 73. ferman olarak yaşayan Êzidîler, 21. yüzyılın en korkunç vahşetine maruz kaldığının altını çizdi. Êzidîlerin kendi ifadeleriyle bu fermanı yalnızca yaşamadığını, yerleşim yerlerini terk etmek zorunda kalarak yaşama tutunma gayesiyle gittikleri ve gönderildikleri yerde de kötü muamelenin ve ayrımcı politikaların muhatabı olduğunu belirten Komi, “Kurtuluşu deniz aşırı ülkelere gitmek olarak düşünmeleri, onları insan taciri ve kaçakçılarının hedefi haline getirmiş, yaptıkları bu ölüm yolculuklarında binlercesi ölüme terkedilmiş, ulaştıkları yerlerde de en asgari düzeydeki insan hakları bile görmezden gelinerek soykırımın yeni ve güncel etkileri sürdürülmüştür” dedi.
Komi, yalnızca Şengal’de değil, Zilan, Dersim, Enfal, Suruç’ta da soykırımın odağında kadınlar olduğunu dile getirdi. Komi, “Biz kadınlar diyoruz ki; soykırım ve kadın kıyımı bir insanlık suçudur. Sorumlular hesap verinceye kadar adalet arayışımız son bulmayacaktır” diye konuştu.
Yapılan basın açıklamasının ardından kadınlar, toplandıkları bahçede yaşamını yitiren kadınlar için ağıtlar seslendirdi.
3 Ağustos 2019
http://mezopotamyaajansi20.com/tum-haberler/content/view/65101
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ